MODERN ÇAĞIN FİRAVUN’U

Ana Sayfa » Manşet » MODERN ÇAĞIN FİRAVUN’U
Paylaş
Tarih : 25 Haziran 2018 - 22:39

Câlut, Hâmân, Karûn, Samiri, Fir’av’un, Nemrut, Ebu Leheb…

Onlar bir toplumun önderleriydi. Kimi devlet adamı, kimi devlet başkanı, kimi kanaat önderi, kimi ileri gelenlerdendi.

Onlar kendilerine uyan kalabalık toplumları kendileri ile birlikte helâk ettiler. Sonradan gelenlere ibretlik vesikalar oldular. Onlar bugün bile geçilen yollar üzerinde insanlığını kaybetmeyenler için birer uyarıdır.

Zalim yöneticilere ve imansız din adamlarına tabi olanlar; onlara, kayıtsız şartsız itâati farz biliyor, onlar için aileleri ve dostlarıyla aralarını açıyor, onlara bağımlı, onlar için yaşıyor, savaşıyor ve onlar için ölüyorlardı.

Zalimlerin akıbetleri, aklını kullanan kararmamış vicdanlara ibret olması için kıssalar halinde kutsal metinlerde ve Kur’an’da kendisine yer buldu.

Zalime boyun eğenlerden, yanlışlara, günahlara ses çıkarmayıp dünya menfaati için gönüllü köleler olanlardan geriye; diktikleri evlerin kalıntıları, yıkılan barajları, görkemini kaybeden sarayları ve toprak altında kalan yolları ve limanları kaldı.

Kefenli ve kefensiz girdikleri toprakta çürüyüp gittiler. Onlar güçlünün yanında saf tutup haklıyı ve mazlumu ezdiler. Türlü fesatlık üretip düzeni bozdular.

Onlar bu zalimlikleri ile övünürken içlerinden fıtratı pak olan müjdeci ve öğütçüler onları uyardı.

Zalime boyun eğmek onları domuza çevirmişti. Başlarını kaldıramıyor, yüzlerini aydınlığa çeviremiyor, hakkı göremiyorlardı.

Mazlumların feryatlarına kulak tıkamaları onların kulaklarını sağır etmişti. Artık hak sözü işitemiyorlardı.

Sürekli günah ve haram kazanç ile beslenmek onları hasta etmişti. Kalpleri katılaşmış hatta taş kesmişti.

Onlar o gün öyle bir hale gelmişlerdi ki hayvanlardan da aşağı bir duruma düşüp rezil olmuşlardı.

Öyle bir haldeydiler ki yolunacak tüyü kalmasa da ortalıkta tavus kuşu misali gerilerek, böbürlenerek dolaşıyorlardı. Öyle bir böbürlenmeydi ki bu neredeyse dağlarla boy ölçüşeceklerdi…

Onları uyaran, hatalarını söyleyen herkesi düşmanları bilmiş, hakkı dile getirenler ile savaşa girişmişlerdi.

Onlar, o gün öyle bir haldeydi ki yeri, göğü ve ikisi arasındaki herşeyi yaratanın tek olan Allah olduğunu biliyor ama taassuplarından dolayı hatalarından dönmek ve tevbe etmek yerine batıl olan putları ve sapkın inanışları için can vermeyi yeğliyorlardı…

Derken Allah kimine sel, kimine bir çığlık, kimine volkan, kimine tufan, kimine kıtlık, kimine hastalıkları musallat etti.

Ve o gün, uyarıları hafife alan, gerçekleri görmeyen, hakkı işitmek istemeyen, hakikatı inkar ederek, Allah’ın haramını helal, helalini haram bilenlerin akıbeti pek korkunç oldu!

Firavun’un peşinden gidenler arkadan gelenlere acıklı bir ibret oldular.

Onlar o kadar kördüler ki; ikiye ayrılan bir denizin içinden geçiyor, anlamadan hayretle etrafına bakıyor, şahit oldukları gerçeği inkâr ediyorlardı. Akıllarını kullanıp düşünmeden hakkın takipçilerine zulmetmek için Firavun’un peşinden gidiyorlardı.

Ve onlar acıklı bir azabı tattılar.

İman edenler bunlardan ibret aldı. Onlar anladığı dilden Kur’an okur ve ayetler üzerinde düşünürlerdi.

Tarih tekrardan ibaret derler ya… haklılarmış, aklını kullanamayan bir toplum yüz kere ölüp 101 kere dirilse de ahmaklığından ders almadığı sürece bireysel ve toplumsal mutlaka bir belâya veya helâka uğrayacaktır.

Bu hakikat bugün bir kez daha tecelli etti. Çekirge bir sıçrar iki sıçrar diyenlerin artık sıçrayacak bacakları, çırpacak kanatları kalmamıştır. Ne yazık ki onlar haram ve zulüm bataklığında yüzerken boğulana kadar pisliğin içinde, pisliğin ortağı olduklarını anlayamayacaklardır.

Modern çağın Firavun’un peşine takılanlar elbette azgın suların altında kalacaklardır. Çünkü zaman değişir, coğrafyalar ve hatta insanlar değişir ama Sünnetullah asla değişmez!

Şükürler olsun mazlum olduk ama bir gün bile ne zalim olduk ne zalimlere kul olduk!

Ragıp Kamil İlbeyi

Etiketler : ,

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

Kemalizm’in Ayak Sesleri

Bu, başka bir tabloyu bize açıkça hissettiren küçük tablo. Bunu okumak kolay. Bir de okumayı istemediğimiz, hiç duymak istemesek de ayak sesleri

Almanya’da Yaşayan Alevilik

31 Ekim 1961 tarihinde Almanya ile Türkiye arasında imzalanan Türk İşgücü Anlaşması’nın ardından Türkiye vatandaşları Almanya’ya çalışmak

Erdoğan Almanya’ya Gidiyor Halk Meydanlara İnecek

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier’in daveti

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz