Kurban Bayramı Nasıl Bir Bayramdır?

Ana Sayfa » Manşet » Kurban Bayramı Nasıl Bir Bayramdır?
Paylaş
Tarih : 25 Ağustos 2018 - 9:34

Kurban Bayramı aslında isim olarak Türk diline yanlış girmiş, bu nedenle yanlış törenlere dönüşmüştür. Bu bir Hac bayramıdır. Bu bayramda kurban kesmek ise sadece hacılara bir vazifedir. Kurban kesemeyenler ise oruç tutarak haccı tamamlarlar. Kurban kesmek hacda dahi farz değildir.

Bakara Suresi 196 – Hac ve umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer bunları yapamazsanız, o zaman kolayınıza gelen bir kurban gönderin. Bununla beraber bu kurban, kesileceği yere varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden hasta olana veya başından bir rahatsızlığı bulunana tıraş için oruç veya sadaka yahut da kurbandan ibaret bir fidye gerekir. Engellemeden kurtulduğunuz zaman da her kim hacca kadar umre ile sevap kazanmak isterse, ona da kolayına gelen bir kurban gerekir. Bunu bulamayana ise üç gün hacda, yedi de döndüğünüzde ki tam on gün oruç tutması lazım gelir. Bu hüküm, ailesi Mescid-i Haram civarında oturmayanlar içindir. Allah’tan korkun ve bilin ki Allah’ın azabı gerçekten çok şiddetlidir.

Kurban töreni insanlığın başlangıcından beri devam eden bir ibadet törenidir. Örneğin Kur’an’da Hz. Adem’in iki çocuğu Habil ve Kabil’in kurbanları anlatılır. Biri tarım ürünlerinden diğeri hayvandan kurban vermiştir. Ancak sadece takvalı olanın kurbanı kabul edilmiştir.

Maide Suresi 27 – Onlara Adem’in iki oğluyla ilgili haberi hakkıyla oku. Hani her ikisi birer kurban sunmuşlardı, birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen, ötekine):” Seni öldüreceğim” demişti. Diğeri ise şöyle demişti: “Allah, yalnız kendisinden korkanlardan (takvalı olanlardan) kabul eder”.

kurban bayramı nasıl bir bayram ile ilgili görsel sonucu

Bu ayete de dikkat etmek gerekir.

Hacc Suresi 37 – Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Fakat O’na sizin takvanız (Allah’a karşı gelmekten sakınmanız, Allah’ı aklınızdan asla çıkarmamanız, iffetli yaşamınız neticesinden kazandıklarınız) ulaşır. Böylece onları sizin hizmetinize verdi ki, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ı tanıyasınız, anlayasınız. İyilik edenleri müjdele.

Sünni ve Şii mezheplere göre kurban kesmek farz değildir. Sünneti müekkededir. Kimi din adamları ise vacip olduğunu beyan etmiştir. Vacip ise farz değil farz ile sünnet arasındaki ibadetler için kullanılır. Sünneti müekkede Peygamberimizin devamlı olarak işleyip nadiren terk ettiği; çeşitli zamanlarda yaptığı ve bazen de yapmadığı farz olmayan ameller yani davranışlarıdır.

Ancak, kurban bayramı; paylaşmak, yardımlaşmak, yoksul insanların da et yiyebilmesi için önemli bir bayramdır. Sünnet olarak peygamberimiz fazla et tüketmez ortalama iki ayda bir et yerdi. Fazla et tüketmek insan sağlığı için iyi değildir. Ayrıca çok et tüketmek insanı saldırgan yaparken yeşil gıdalar ile ağırlıklı beslenmek insanı daha da mülayim yapabilmektedir.

Neredeyse her dinde bir kurban töreni vardır. İşte İslam buna bir düzenleme getirmiştir. Hayvanların etlerinin ve kanlarının Allah’a ulaşmadığını, önemli olan insanın takvalı, dürüst, ahlaklı, paylaşımcı olması gerektiğini öğretti. Böylelikle insanlarda sabit bir gelenek haline kurban, paylaşma, iyilik ve birlik örgütlenmesi oldu.

Yoksul veya borcu olan insanların kurban kesmek adına bankalardan, insanlardan borç alması asla uygun değildir. Ayrıca Hacda olmayan insanların kurban kesmek yerine yoksul, işsiz, hasta ve ihtiyaç sahibi insanların ihtiyaçlarını gidermesi Allah katında kesilen bir kurbandan çok daha önemli ve sevaptır. Ancak ekonomik durumu iyi olan insanların sadece bir sene içerisinde bir gün değil, yılın çeşitli zamanlarda besi hayvanı kesip ihtiyaç sahiplerine dağıtması da gerçekten güzel bir iştir. Bu bağlamda din kültürümüzde olan ihsan, adak, akika gibi kurbanlarda bu sosyal yardımlaşmaya verilebilecek güzel örneklerdendir.

Kurban kesiliyor diye Müslümanları aşağılamak, onları barbar gibi göstermek ise çok yanlış ve saptırma, fitne amacı güden işlerdendir. Müslümanlar kestikleri etleri bilinçli veya bilinçsiz paylaşmakta ve asla israf etmemektedir. Ancak hacda kesilen kurbanlar hakkında Müslüman devlet adamlarının bir araya gelerek bir önlem almaları, bir organizasyon ile bunların yoksul ülkelere hızla dağıtılması gerekmektedir.

Ancak bununla ilgili çalışmaların olduğu yönünde duyumlara sahibim. Elbette hacda kesilen kurbanların durumunu takip edemiyoruz ama takip edebilirsek ve gerçekten yoksul insanlara ulaştığını bilebilirsek bu gerçekten tüm dünya insanlarına güzel bir örnek olacaktır.

İnsan Allah’ın ona sunmuş olduğu tüm besinlerden yararlanmalıdır. Et yemek, et ve süt ürünleri tüketmek insanı vahşi yapmaz. Ama bunun aksini iddia edip bu şekilde yaşamakta bir tercih meselesidir. Müslümanlar ve gayri Müslimler kurban bayramı üzerinden Müslümanlara saldırmak yerine yapıcı eleştiriler yapmalıdır.

Bir diğer ve en önemli unsur ise hem kurbanda, hem hacda hem de yaşamımızda israfın önlenmesi, lüks tüketim ve lüks, savurgan, kibirli yaşamın terk edilmesidir. Çünkü Allah Araf suresinin 31. ayetinde ‘Ey Adem oğulları! …yeyip için, fakat saçıp israf etmeyin, savurmayın; çünkü Allah savurganları sevmez’ demektedir. Eğer Allah’ın sevgisini yitirmek istemiyorsanız lütfen artık israf etmeyin, paylaşımcı olun, tüketim çılgınlığından bir an önce kurtulup kapitalist sermayenin elinde oyuncak olmayın. Üretin, tüketin ama israf etmeyin paylaşın.

Lütfen bunun önemine varalım. Bol bol Kur’an okuyalım. Düşünelim, sorgulayalım araştıralım. Dini şahıslara veya geleneğe göre değil; tevhide göre, akıl ve mantığa göre, Muhammed aleyhisselam, diğer elçiler ve Ehlibeyt’in sünnetinden örneklerle yaşayalım ve bu örneklerin (sünnetlerin) neden ve niçin olduğunu mutlaka anlayalım.

Lütfen kendinizi; din adına yalan söyleyenlerden, hurafe anlatan, sahte ve uydurma hadisler paylaşanlardan, peygamberleri, Ehlibeyt’i, evliyaları, şeyhleri metafizik üstü canlılar gibi anlatan, akıl ve vicdanınızı sömüren, sorgulama, araştırma ve anlamanın yollarını kapatan insanlardan koruyunuz.

İyi bayramlar dilerim.

Ragıp Kamil İlbeyi

Etiketler : , , ,

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

Kemalizm’in Ayak Sesleri

Bu, başka bir tabloyu bize açıkça hissettiren küçük tablo. Bunu okumak kolay. Bir de okumayı istemediğimiz, hiç duymak istemesek de ayak sesleri

Almanya’da Yaşayan Alevilik

31 Ekim 1961 tarihinde Almanya ile Türkiye arasında imzalanan Türk İşgücü Anlaşması’nın ardından Türkiye vatandaşları Almanya’ya çalışmak

Erdoğan Almanya’ya Gidiyor Halk Meydanlara İnecek

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier’in daveti

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz