Kültürel Yıkım ve Televizyon

Ana Sayfa » Manşet » Kültürel Yıkım ve Televizyon
Paylaş
Tarih : 29 Ağustos 2018 - 13:52

Televizyonlar bir milleti uyuttular!

Bugün Türkiye televizyonların çok azı hariç neredeyse tamamı ithal bir kültürü benimsetmeye çalışıyor.

Bir ateistin dahi asla kabul etmeyeceği ahlâksız yaşam biçimi olarak sinsice beyinlere işleniyor. Ateist örneğini verdim çünkü Allah’a inanmamaları onları ahlâksız yapmıyor bilakis ahlâklı insanlar.

Yalılarda, saraylarda dönen entrikalar, zengin insanların yürek burkan yaşamları, kardeşiyle, yengesiyle ilişkiye giren yakışıklı erkekler ve herkes tarafından kabul gören ensest…

Toplumun küfürleri o toplumun yansımalarıdır. “Anam avradım olsun” “ananı bacını” “yalan söylüyorsam …” “senin Allah’ını kitabını …” “baldız baldan tatlıdır” ve diğerleri. Gördüğünüz gibi bu küfürlerde; annesi ve kardeşi ile ilişkiye girme, aile namusunu umuma açma, eşinin kardeşine namussuz gözlerle bakmak ve en kötülerinden olan Allah ve Mushaf’a edilen küfür bunlardan bazılarıdır.

Bunlardan çok daha iğrenç küfürler bulunmaktadır. Küfür bir düşünce, fikir, kültür sonucu oluşur. Avrupa’nın böyle bir kültürü neredeyse yok diyebiliriz. Avrupa demişken buna Balkanlardan İskandinav ülkelerini dahil edebilirsiniz. Müslüman Arnavut ve Boşnaklar Türkiye ile benzer kültürlere ve ortak geçmişe sahip olmasına rağmen onlarda da böylesi küfürler yoktur. Dikkat edin. Youtube’de yer alan ve yabancılara öğretilen cümlelerin neredeyse tamamı küfürdür, hakarettir iğrençtir.

İşte bu iğrençliğin benzeri televizyonlarda yapılıyor…

Bugün toplum kutuplaşmış, iyice ayrışmış millet fırsatını bulsa bir kaşık suda boğacak birbirlerini.

Kültürümüzü yansıtmayan, kumpas, yalan, iftira, dedikodu, gıybet, zan, güvensizlik, iki yüzlülük ve çok daha fazlasını aşılayan; yemek, yaşam, ada, ekip, gelin kaynana, evlilik, moda yarışmaları toplumumuzu iğrenç kalıplarda yeniden şekillendiriyor.

Aile içi kavgalar, eşler arası aldatma oranları ve boşanmalar hızla artıyor. Eşlerin birbirlerini, yöneticilerin ise halkı aptal yerine koyması artık doğal karşılanıyor.

Hırsızlık, yalan, talan, rant, rüşvet, iftira, toplumu bölmek, kibir, küçümsemek, hortumculuk, Allah adına yalan konuşmak, olmayanı olmuş, olanı olmamış yapmak artık normal karşılanıyor bu ülkede.

Televizyondaki haberlerden, gösteri ve eğlence programlarına, dizilerden sinema filmlerine, şarkılardan türkülere içi boş, saçma, beyni işgal eden, kültürel ve ahlakî yozlaşmayı amaç eden, Türkiye’yi içte ve dışta yanlış tanıtan bu televizyon programlarına bir an önce dur denilmeli.

Televizyonlar 81 ilin tüm varlıklarını, kültür, tarih, doğa, gezi ve benzeri özelliklerini tanıtmalı yerli turizmi arttırmalı ülke insanın birbirini ve ülkesini tanımasına hizmet etmelidir.

İllerin veya bölgelerin işgalden kurtulmaları, kurulmaları özel yayınlarla anlatılmalı, belgeseller yayınlanmalıdır.

Türkiye televizyonları dünyaya pazarladıkları dizilerde ahlâksızlığı değil Türkiye’nin Anadolu Türkmen kültürünü ve Anadolu’nun tüm halklarından oluşan kültür mozaiğini tanıtmak zorundadır. Çünkü şu an yayınlanan diziler ne yazık ki ülkemizi yanlış tanıtmaktadır.

Türkiye televizyonları işçi, emek, üretim, ırgat, toprak, sendika filmleri göstermeli, işçi hakları bilinci oluşturmaya katkı sunulmalı yerli üretimin ve emeğin önemi yetişen nesile öğretilmelidir.

Televizyonlar Türkmen, Kazak, Kırgız, Azer, Özbek, Fars, Latin Amerika, Avrupa ve Rus sinemalarına daha çok yer vermelidir.

Türk ve komşu ülkelerle ardından tüm dünya ile iyi geçinmemizi sağlayan, Türkiye’yi gerçek kültürü ile tanıtan yapımlara ihtiyaç vardır.

Bugün Türk televizyonlarında olan iğrençlik gâvur denilen ülkelerin ekranlarında yoktur.

İnsanını, toprağını, ailesini, yurdunu, halkını, milletini seven televizyoncular ve Türkiye’de yaşayan herkesin bu felakete karşı önlem alması gerekir.

Ragıp Kamil İlbeyi

Etiketler : , ,

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

Kemalizm’in Ayak Sesleri

Bu, başka bir tabloyu bize açıkça hissettiren küçük tablo. Bunu okumak kolay. Bir de okumayı istemediğimiz, hiç duymak istemesek de ayak sesleri

Almanya’da Yaşayan Alevilik

31 Ekim 1961 tarihinde Almanya ile Türkiye arasında imzalanan Türk İşgücü Anlaşması’nın ardından Türkiye vatandaşları Almanya’ya çalışmak

Erdoğan Almanya’ya Gidiyor Halk Meydanlara İnecek

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier’in daveti

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz