Kemalizm’in Ayak Sesleri

Ana Sayfa » Analiz » Kemalizm’in Ayak Sesleri
Paylaş
Tarih : 20 Ekim 2018 - 14:47

Bu, başka bir tabloyu bize açıkça hissettiren küçük tablo. Bunu okumak kolay. Bir de okumayı istemediğimiz, hiç duymak istemesek de ayak sesleri artık açıktan gelmeye başlayan büyük bir tablo var… O tablonun parçalarını bugünden tamamlamak, tabloyu tanımlamak basiret sahibi kimselere hiç güç değil. Hoşumuza gitmese de, olası o büyük tablonun parçalarında bizim kendi ellerimizle işlediklerimizin kaçınılmaz sonuçları da var… Belki de hepsi, bizim kendi tercihlerimizin kaderi…

Günler insanlar arasında böyle döner durur. Her zaman dilediğimiz gibi dönmez, temennilerimizin tersine de döner. Bizim hoşumuza gitmese de bu böyledir; bunun çok örneği var…

Durduğumuz kulvar önemliydi, yardımlaştığımız kulvarlar da… Ergenekon, Balyoz, 28 Şubat, 12 Eylül davalarından sonra, ne kadar görkemli sandığımız o dağlar fare doğurduğunda geleceğin bize, bu halka, Türk toplumuna neler getireceğinden dostlara çok kez söz etmişimdir; o günlerden tanıkları var…

Yıllar önce (2009) Ankara’da, daha FETÖ yokken, Paralel Devlet Yapılanması (PDY) bilinmezken, daha -Tayyip bey başta olmak üzere- bakanların, milletvekillerinin, hemen hemen bütün devlet yetkililerinin Fethullah Gülen ve örgütüyle seviştiği dönemlerde (Youtube video paylaşım sitesinde hepsinin o dönemlerden konuşmaları, sözleri var), bir Amerikan damarından, o damar üzerinden Gülen’in Türkiye’de ikinci bir devlet gibi faaliyet yürüttüğünden söz etmiştim. O yıllarda, kendisini ilk Amerika seyahatinden, ilk defa John. F. Kennedy Havalimanı’na indiği andan itibaren izlediğim, dokuz yıllık yorucu bir çabadan sonra (2001-2009) Gülen’in Güney Afrika imamı aracılığıyla Gülen ile görüşmeye yol bulabilmiş, hayatının bu büyük fırsatını bulduğunda da cennetle müjdelendiğini sanmış, (bu görüşmeden beş yıl sonra kendi sözleriyle ikrar ettiği üzere) gitmiş, Gülen’in ayak ucuna kıvrılmış, oturmuş, esas mesleği tekstilci tezgahtarlığı olan, bir TV kanalı sahibi Kayserili bir din aliminin (!) Türkiye ölçeğinde, Gülen pastasından (aslında kendisine hiçbir zaman düşmeyecek), üstelik “büyük parça” ile pay arayışından da bu sözlerle söz etmiştim (O tezgahtar, şimdi başka bir tezgahla dinleri üzerinden insanları dolandırıyor, dünyasını kazanıyor). O günlerden bu sözlerimin tanıkları var; biri de medya mensubu değerli kardeşim sevgili Murat Nazlı 🙂 Yıllar önce, çok sayıda yazılı ve görüntülü röportajlarımda da bunları uzun dile getirmiştim, özel Youtube kanalımda bu röportajları paylaştım.

Dün, değerli bürokrat Mükremin Albayrak bey ile, bir konu için, bir başka bürokratın nazik daveti üzerine Ak Parti Genel Merkezi’ne gittiğimizde orada da bunları söylemiş, öngörülerimi güncellemiştim. Samimiyet ve basiretimin dikkate alındığından, gerçekten dostça dinlenildiğimden hiç kuşkum yok ama söylediklerim önemsenmiş olsa bile ne kadar karşılık bulur, ne kadarı karşılık bulur, kimin nezdinde karşılık bulur bilmiyorum.

Endişeliyim…

Muhammed Fatih Ergün

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

“Hüseyni Erbain”

Tayder (Toplumsal Araştırma ve Yardımlaşma Derneği)’nin her ay geleneksel olarak yaptığı “Zuhura doğru Erbain yürüyüşü..” konulu aylık

Almanya’da Yaşayan Alevilik

31 Ekim 1961 tarihinde Almanya ile Türkiye arasında imzalanan Türk İşgücü Anlaşması’nın ardından Türkiye vatandaşları Almanya’ya çalışmak

Erdoğan Almanya’ya Gidiyor Halk Meydanlara İnecek

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier’in daveti

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz