“Hüseyni Erbain”

Ana Sayfa » Analiz » “Hüseyni Erbain”
Paylaş
Tarih : 28 Ekim 2018 - 0:03

Tayder (Toplumsal Araştırma ve Yardımlaşma Derneği)’nin her ay geleneksel olarak yaptığı “Zuhura doğru Erbain yürüyüşü..” konulu aylık panellerin on birincisi derneğin Bahçelievler’deki merkez ofisinde yapıldı.

Şeyh Sabahattin Türkyılmaz panele Al manya’dan katılırken, diğer bir konuşmacı olan Mustafa Kemal Taşpınar Bey Bursa’dan, modoratör Kemal Şükrü Sevindik Bey ise panele Gümüşhane’den gelerek katıldı.

Şii ve Sünni İslam dünyasının iki büyük mektep ve ekolünün birbirlerine en yakın olduğu noktanın mehdeviyet konusunun olduğunu belirten Şükrü Sevindik Bey, yeryüzünde adalet devletinin kurulması konusunda iki mektebin de hemfikir olduğunu belirtti.

Kerbela’nın bir kurtuluş kervanı olduğunu belirten Sevindik, Kerbela’yı insanların kurtuluşuna vesile olan bir direniş olduğunu açıkladı.

Panelin ilk konuşmacısı Araştırmacı/Yazar Mustafa Kemal Bey, Kerbela hakkında tarihi kısa bir bilgi vererek Erbain’in anlamını açıkladı.

Konunun sosyal/toplumsal ve felsefi boyutuna dikkat çeken Şeyh Sabahattin ise, zuhura götürmeyen Erbain’in gerçek manada bir Erbain olamayacağını, bunun ancak bir anma progra mı olduğunu açıklayarak, Kerbela’yı ve Erbain’i; anmak, anlamak, anlatmak ve yaşamak olarak dört merhale olduğuna vurgu yaptı.

“1400 yıldır matemlerde yalnızca İmam Hüseyin’i anıyoruz” diyen Şeyh Sabahattin, anmanın ötesine geçerek artık Kerbela ve Erbain’i anlamak gereği üzerinde durdu.

İlahi değerleri korumak için tekrara gerek olduğunu söyleyen Şeyh Sabahattin, Kuran’da bulunan surelerdeki tekrarlara dikkat çekerek, “İlahi öğretinin son kitabı Kuran ol masaydı Yahudilik ve Hristiyanlık da bu günlere gelemezdi” dedi. Kuran’ın devamlı surette yenilikten, yeni düşünceden ve yeni tefsirlerden bahsettiğini açıklayan Şeyh Sabahattin, insanın düşüncelerinin yenilenmesi gerektiğini hatırlatarak, tebliğin yeni bir versiyonla çağa ve çağın bili mine uygun farklı bir şekilde anlatılması gerektiğini belirtti.

Hüseyni düşünüyoruz fakat Yezid’i/E mevi hayat tarzı yaşadığımıza dikkat çeken Şeyh Sabahattin, ilahi olmayan tüm beşeri sistemlerin ise bir çeşit “Tağut” olduğuna dikkat çekti.

İlahi düşünce sürecinde “kemal” konusuna da dikkat çeken Şeyh Sabahattin, Hz. Hüseyin’in kırk günlük süreçte Kerbela’da kemale ulaştığını belirtirken, Kerbela’da on sekiz yakınını şehit veren Hz. Zeynep’in ise önce Kufe sonra da Şam’da ayağa kalkarak, Hüseyni kıyamı halka anlatarak kemale ulaştığını açıkladı.

“1400 yıldır İmam Hüseyin ve Kerbela ilahiyat bakış açısı ile anlatılıyor. Oysaki hukuk, siyaset, sosyoloji, psikoloji ve tarihi süreci ayrı ayrı ele alıp inceleyen beş farklı üniversitenin oluşturulması gerektiğini belirten Şeyh Sabahattin, Kerbela ve Erbain’i gerçek manada anlamadığı mızı belirtti ve konuyu anlatanların da iyi bir şekilde anlatamadığını belirterek, insanların dünyevileşerek fazlasıyla dünyaya daldığına vurgu yaptı.

İnsanların dünyaya fazla meyletmesini “Kufe zihniyeti” olarak vurgulayan Şeyh Sabahattin, Kufelilerin de Şii olduğunu, imamı tanıdığını, namaz kıldıklarını fakat zihniyet olarak iktidarın yanında yeralarak, iktidarın imkanlarından faydalanmak isteyen ve bunu kendilerine hak olarak gören bir zihniyete dikkat çekti.

“Dünyevi zihniyet nedeniyle İmam Hüseyin’in mesajı/ mücadelesi anlaşılamıyor, insanlar Kerbela trajedisine gömülüp kalıyor” ifadesini kullanan Şeyh Sabahattin, bu hareketin Şiilere has olmadığını, hatta bunun herkese açık/şamil bir hareket olduğunu belirtti.

Panelin sonunda kısa bir değerlendirme de yapan Kemal Şükrü Sevindik Bey, soru sor maktan korkmayalım ve araştıralım” vurgusu yaparak Ali Şeriati’yi örnek göstererek “Kutsal Şüphe” konusuna dikkat çekerek “Biz Kerbela’yı yalnızca anlattık, anlamadık” dedi.

Her konuda olduğu gibi Erbain yürüyüşünde de uyanık ve ferasetli olmalıyız. Hüseyni yaşantı, Hüseyni duruş gibi Hüseyni Erbain de olmalı…..

Panel, katılımcı Ehl-i Beyt dostlarına verilen ikram ile son buldu.

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

Kemalizm’in Ayak Sesleri

Bu, başka bir tabloyu bize açıkça hissettiren küçük tablo. Bunu okumak kolay. Bir de okumayı istemediğimiz, hiç duymak istemesek de ayak sesleri

Suriye’de Güney Cephesi nasıl çöktü, kuzeyi ne bekliyor?

Suriye ordusu kritik bir dönemeçte Güney Cephesi’nin merkezi Dera vilayetinde kontrol alanını şaşırtıcı boyutlarda genişletti. 19 Haziran’da

Esad’a Destek Arttı

ABD, Fransa ve İngiltere’den oluşan üçlü ittifakın Suriye’ye füzelerle saldırması Arap dünyasında geniş yankı uyandırdı. Uzun süredir

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz