“’Esed’ Erdoğan İçin…”

Ana Sayfa » Analiz » “’Esed’ Erdoğan İçin…”
Paylaş
Tarih : 02 Nisan 2018 - 10:13

Mister Trump “çok yakında” Suriye’den çıkabilirmiş. Twitter çağında devlet protokolünün cılkı çıkmış. Trump Efendi böyle önemli bir tarihi kararı Twitter sayfasından duyurmuş. Trump’ın bu kararı samimiyse, hangi sebeple aldı? Doğrudur birçok nedenden dolayı ABD, Esad’ı deviremedi. Ancak B planında başarılı oldu. Zira Suriye devleti ve milli ordusunu zayıflattı. Suriye ekonomisine ve altyapısına muazzam zarar verdi. Toplumsal sorunlara sebep oldu. Lübnan Hizbullah’ı, İran ve en nihayet Rusya ve Çin’in müdahalesiyle belki İkinci İsrail’i (Kürdistan’ı) Akdeniz’e açamadı. Ancak kendi zaviyesinden bakıldığında hanesine yazılan önemli başarıları da var.

FIRAT’IN BATISINDA CİRİT ATIYOR

Suriye’nin üç parçasında mutlak hâkim. Fırat’ın batısında, Münbiç’te arzu ettiği gibi cirit atıyor. Hatta Trump’ın “Çok yakın bir zamanda çekileceğiz” açıklamasını yaptığı gün ABD ordusu Münbiç’e yeni bir askeri sevkiyatta bulundu. Fırat’ın doğusundan Kuzey Irak sınırına kadar uzanan bereketli bir coğrafyayı elinde tutuyor. Fırat’ın incisi Rakka’dan nehrin Irak’a girdiği noktaya kadar yer alan coğrafyayı YPG-SDG ile birlikte yönetiyor. Bölgenin petrolü, doğal gazı, barajı ve su güzergâhlarını kontrol ediyor. Askeri üsleri, emrinde bölücü ve dinci kimlikli binlerce silahlı lejyoneri var.

Savunma Bakanlığı (Pentagon) yetkilileri konu hakkında bilgi almak isteyen gazetecilere, “Sizler gibi bizler de bu açıklamayı Başkanın Twitter hesabından okuduk” demişler. Çekilmenin felaket olacağını beyan etmişler. Pentagon’un öne sürdüğü gerekçeler özrü kabahatinden büyük dedirten cinsten. Neymiş, YPG’nin hapishanelerinde 400 IŞİD’li varmış. Çekilirlerse bunların akıbetiyle ilgili kaygılıymış. Esad’ın iktidarda kalması ABD ve müttefikleri için felaket olurmuş. Çekilirse, Esad, Rusya, İran mutlak üstünlük sağlayarak arkada bırakacakları muhalif dostlarını (bölücü ve dinci taifeyi) ezip geçerlermiş. Ayrıca bölgede henüz bitmemiş olan ve nasıl olduysa (!) yeniden zuhur eden bir IŞİD tehlikesinin bertaraf edilmesi görevi de halen sürmekteymiş.

FRANSA BİRİNCİ DERECE SORUMLU

Bu konularda ABD’nin gerçek müttefiklere ve yardımsever dostlara ihtiyacı doğmuş. Dünyanın en etkili sermaye grubu Siyonist Yahudi Rothshild Hanedanlığının memuru Fransız Macron, Hanedanlığın telkiniyle bu göreve gönüllü olarak talip. Pentagon, Suriye ve Irak sahasında Rusya, Türkiye ve İran lehine sonuçları olacak bir çözümü, kendisi ve İsrail için bir felaket senaryosu olarak telakki ve telkin ediyor. Fransa yakın ve uzak tarihinde coğrafyamızda ortaya çıkan devletçiklerin, bölgemizin sınırları cetvelle çizilmiş ülkelerinin makûs tarihinden birinci derecede sorumlu devlettir.

Yakın tarihte Fransa’nın “Kürdistan”, “Ermenistan” ve YPG ile kurduğu derin muhabbet Fransa’nın sömürge politikalarında kullandığı en etkili araçtır. YPG, Beyaz Saray’ın (Trump) kendisini, kurban edeceğinden korkmaktadır. Afrin’de olduğu gibi, başka mekân ve zamanlarda da Moskova, Ankara, Şam ve Bağdat ile imtiyazlar koparmak kaydıyla, anlaşıp bölgeden askerini çekebileceği kaygısını taşımaktadır. İşte tam bu esnada Siyonist Yahudi Rothshild Hanedanlığın manevi evladı ve memuru Fransız Macron devreye giriyor.

Fransa, Suriye’ye ihraç edilen terör savaşının en büyük destekçilerindendir. Washington’da Pentagon inisiyatifinde yapılan Fransa, İngiltere, Suudi Hanedanlığı, Ürdün ve Arap Birleşik Emirliklerinin katıldığı kapalı toplantılarda Suriye’ye müdahale bayraktarlığını üstlendi. Macron aniden Suriye’de kimyasal silah kullanımı yalanlarını yeniden tedavüle soktu. Önce Trump ile bir telefon görüşmesi yaptı. Sonra Ankara’ya oltadaki iğneye takılı yemeği uzattı; Ankara ile YPG arasında arabuluculuk teklif etti. Türkiye’yi kızdırmak pahasına YPG kadrosunu Elize Sarayında ağırladı. Macron’dan önceki Fransız Hollande de Sarayında YPG kadın militanları askeri kıyafetleriyle onurlandırmıştı.

SURİYE’DEN ÖRNEK TAVIR

Ankara’nın Macron’lu Fransa ile muhabbeti malum. Yeter ki “Esad düşmanı olsun” kriteri uluslararası arenada ciddi siyasi fauller yapmamıza sebep oluyor. Ayrıca Esad düşmanlığından dolayı ABD ve Fransa’yı dost kabul eden Ankara’nın bölge ve Türkiye’nin başına açtığı sıkıntılara yeniden girmeyeceğiz. Ancak Ankara’nın bugün düşman olarak tedavüle soktuğu Esad’ın, Fransa ile düşman olması pahasına, Ankara’yı (Erdoğan’ı) kayıran sadece bir tavrından bahsedeceğiz. Zira kamuoyunun ilk kez duyacağı bir tarihi vakıayı paylaşmak farz oldu:

2006-2007 yılları, hem Fransa hem de Türkiye’nin Esad ile aşna fişne olduğu yıllardı. Lübnan’da hükümet kurma arayışları ve Lübnan-İsrail hudut bölgesinde görev yapacak BM Barış Gücünde hangi ülkelerin temsil edileceği görüşmeleri vardı. Paris, Esad’tan iki talepte (ricada) bulunur; Erdoğan’ı Lübnan hükümeti kuruluşu sürecinden uzak tutmak ve TSK’nın BM Barış Gücünde yer almaması için Lübnan Hizbullah’ın Türkiye’nin asker göndermesine itiraz etmesini sağlamak. Esad, Lübnan hükümeti ve Lübnanlı siyasi-askeri müttefiklerini (Hizbullah) TSK’nın (ki tarihte Orta-Doğu ülkelerine gönderilen ilk Barış Gücü askerimizdi) Lübnan-İsrail hududunda görev alacak BM barış Gücü içinde yer almasına itiraz etmemesi konusunda ikna etti. Esad, 2007’de, Erdoğan’ın Lübnan’da kurulacak yeni hükümetin başında görmek istediği, Saad Hariri’nin (2007’de satılan Telekom’un büyük payına sahip) Başbakan olmasını sağladı.

Fransa sinir krizleri geçirdi. Öfkeden küplere bindi. Esad’ın bu davranışını “ihanet” olarak gördü. Bu tepki Esad’ı daha radikal kararlar almaya itti. 2009’da Fransa’nın Şam’daki sembolü Meridien Oteli kapatıldı. Erdoğan’ın tasvip ettiği Dedeman Oteline devredildi. Fransa bayrağı indi göndere Türk bayrağı çekildi. 2011’de Esad zora düşünce ve Fransa saldırınca Ankara mı (derin strateji uzmanı Ahmet Bin Davud) ne yaptı? Pandoranın kutusunu açtırmayın.

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

Bir Kelime Bir Ansiklopedi: Babam Hurşit İlbeyi

Hatırlarsınız, eskiden fotoğraf makinasını bir arkadaşımıza veya hiç tanımadığımız birine uzatır, fotoğrafımızı çekmesini rica eder,

Yemen Halkı Destan Yazıyor

Evet… Tüm imkansızlıklara ve kuşatılmışlığa rağmen Yemen halkı tarihte eşine az görülen bir direniş destanını yazıyor.    Suudi Amerika

Suriye’de Güney Cephesi nasıl çöktü, kuzeyi ne bekliyor?

Suriye ordusu kritik bir dönemeçte Güney Cephesi’nin merkezi Dera vilayetinde kontrol alanını şaşırtıcı boyutlarda genişletti. 19 Haziran’da

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz